Erkek nikah şahidi ne giyer ?

Gece

New member
Erkek Nikâh Şahidi Ne Giyer? Bir Takım Elbiseden Çok Daha Fazlasını Anlatan Bir Nikâh Hikâyesi

Geçenlerde bir arkadaş ortamında öyle bir konu açıldı ki, önce hepimiz güldük, sonra işin içinden çıkmak için neredeyse küçük bir moda toplantısı yaptık. Çocukluk arkadaşım Murat evleniyordu ve nikâh şahidi olarak beni değil, yıllardır birlikte büyüdüğümüz diğer arkadaşımız Emre'yi seçmişti. Emre'nin mutluluğu yüzünden okunuyordu ama ortada küçük bir sorun vardı: Adam hayatı boyunca düğünlere ya spor ayakkabıyla ya da üzerine tam oturmayan bir gömlekle gitmişti. Şimdi ise nikâh masasına oturacak, fotoğraflarda görünecek ve belki de yıllar sonra çocuklarına göstereceği o özel günün bir parçası olacaktı.

Bir akşam hepimiz bir kafede buluştuğumuzda Emre telefonundan takım elbise fotoğrafları göstererek sordu:

"Arkadaşlar, erkek nikâh şahidi ne giyer? Gelinle damadın önüne geçmek istemiyorum ama masaya da sanki yanlışlıkla gelmişim gibi oturmak istemiyorum."

İşte tam bu noktada, sıradan bir kıyafet meselesi gibi görünen konunun aslında ne kadar fazla ayrıntı içerdiğini fark ettik. Çünkü nikâh şahidi olmak yalnızca şık giyinmek değil; arkadaşının mutluluğuna eşlik etmek, törenin ciddiyetine saygı göstermek ve kendin gibi kalırken o güne uygun bir görünüm oluşturmaktı.

1. Bölüm: Nikâh Sabahı Başlayan Büyük Kıyafet Tartışması

Emre'nin düğününe dört gün kalmıştı. Kendisi işi gereği plan yapmayı seven, bir sorunla karşılaştığında hemen seçenekleri sıralayan biriydi. Önce nikâhın yapılacağı yeri öğrendi, ardından tören saatini kontrol etti. Nikâh belediyenin salonunda yapılacaktı. Davetiyede herhangi bir kıyafet zorunluluğu belirtilmemişti.

Emre hemen bir plan hazırladı: Lacivert takım elbise, beyaz gömlek, koyu renk kravat ve siyah ayakkabı.

"Tamamdır," dedi. "Bu kombinle hata yapma ihtimalim düşük. Hem resmî hem de klasik."

Masada oturan arkadaşımız Zeynep gülümsedi.

"Yanlış bir kombin değil ama önce damadın ne giyeceğini öğrensen daha iyi olmaz mı? Belki Murat açık renk takım giyecek. Belki kravat takmayacak. Senin de onunla aynı tarzda görünmen gerekmiyor."

Emre bir an durdu. Kıyafet seçimini tek başına çözmeye çalışırken fotoğraflarda nasıl görüneceklerini, gelinle damadın tercihlerini ve törenin genel havasını hesaba katmamıştı.

Zeynep'in yaklaşımı yalnızca estetik değildi. İnsanların o gün kendilerini nasıl hissedeceğini, çiftin nasıl bir atmosfer istediğini ve fotoğraflarda herkesin birbirini nasıl tamamlayacağını düşünüyordu.

Emre hemen Murat'a mesaj attı:

"Ne giyiyorsun? Ben de ona göre karar vereyim."

Murat'ın cevabı kısa oldu:

"Koyu gri takım, beyaz gömlek. Kravat takacağım ama çok klasik olmayacak."

Böylece ilk mesele çözüldü. Emre lacivert takım elbise fikrini korudu ancak kravat rengini değiştirmeyi düşündü.

Sizce de kıyafet seçerken önce kendi dolabımıza bakmak yerine törenin genel havasını anlamak daha mantıklı değil mi? Sonuçta nikâh şahidi, ne damadın kopyası olmalı ne de bambaşka bir davete gelmiş gibi görünmeli.

2. Bölüm: Erkek Nikâh Şahidi İçin Takım Elbise Şart mı?

Ertesi gün Emre beni aradı. Bir mağazaya gitmiş, karşısına çıkan seçenekler arasında kaybolmuştu.

"Takım elbise alacağım ama tek kullanımlık bir şey istemiyorum," dedi. "Bir sürü para verip sonra dolabın arkasına kaldırmak mantıklı gelmiyor."

Bu düşüncesi bana oldukça makul geldi. Çünkü nikâh şahidinin şık görünmesi için mutlaka pahalı, özel dikim veya yalnızca düğünlerde giyilecek bir takım alması gerekmiyordu.

Önce dolabındaki kıyafetleri değerlendirmesini önerdim. Koyu lacivert bir ceketi, gri kumaş pantolonu ve düzgün kesimli iki gömleği vardı. Bunları bir araya getirerek oldukça şık bir kombin oluşturabilirdi.

Ancak burada önemli bir ayrıntı bulunuyordu: Ceket ile pantolonun renkleri birbirine yakın olsa bile kumaşları, kesimleri ve resmiyet düzeyleri uyumlu olmalıydı. Birbirinden bağımsız iki parçayı rastgele bir araya getirmek yerine, bilinçli bir bütünlük oluşturmak gerekiyordu.

Erkek nikâh şahidi için başlıca seçenekler şöyleydi:

Klasik takım elbise

Belediye nikâh salonu, otel, akşam töreni veya daha resmî organizasyonlar için güvenli bir tercihtir. Lacivert, antrasit ve koyu gri gibi renkler çoğu ortamda rahatlıkla kullanılabilir. Beyaz veya açık mavi gömlekle tamamlandığında zamansız bir görünüm ortaya çıkar.

Ceket ve kumaş pantolon

Daha küçük, sade veya gündüz yapılan nikâhlarda ceket ve kumaş pantolon kombinasyonu yeterince şık olabilir. Lacivert ceket ile gri pantolon, özellikle birbirine uygun kesimlerle birleştirildiğinde dengeli görünür. Bu tarz, takım elbise kadar resmî olmak istemeyen ancak özenli görünmeyi önemseyen erkekler için iyi bir alternatiftir.

Açık renk takım elbise

İlkbahar ve yaz aylarında, özellikle kır nikâhlarında veya deniz kenarındaki organizasyonlarda bej, açık gri ve taş rengi takımlar tercih edilebilir. Ancak açık renk seçerken kumaşın ışık altında nasıl göründüğünü ve kolay kırışıp kırışmadığını kontrol etmek gerekir.

Kravatlı veya kravatsız kombin

Kravat, kıyafetin resmiyetini artırır. Fakat her nikâhta zorunlu değildir. Klasik bir takım beyaz gömlek ve cep mendiliyle de tamamlanabilir. Daha resmî bir tören için kravat uygunken, samimi ve gündüz yapılan bir nikâhta kravatsız görünüm de gayet yerinde olabilir.

Emre sonunda lacivert takım elbisesini seçti. Üstelik yeni bir takım satın almak yerine, daha önce aldığı ve çok az giydiği takımını terziye götürerek paça ve ceket boyunu düzelttirdi.

"Bir kıyafetin pahalı olması değil, üstünde doğru durması önemliymiş," dedi.

Bu cümlesi aklımda kaldı. Gerçekten de iyi bir kesim, temiz ayakkabılar ve ütülü bir gömlek çoğu zaman gösterişli markalardan daha etkili olabilir.

3. Bölüm: Tarih Boyunca Şahitlik ve Giyimin Anlamı

Alışverişten sonra konu bir şekilde nikâh geleneğine geldi. Murat'ın dedesi de aile arasında yapılacak küçük kutlamaya katılacaktı. Eski fotoğrafları karıştırırken dedesinin gençlik yıllarında çekilmiş bir nikâh fotoğrafına rastladık.

Fotoğrafta erkekler koyu renk takım elbiseler, açık renk gömlekler ve kravatlar giymişti. Kadınların kıyafetleri de dönemin modasını yansıtıyordu. Herkes bugünkü ölçülere göre sade görünüyordu ama fotoğrafın taşıdığı ciddiyet hemen fark ediliyordu.

Murat'ın dedesi fotoğrafa bakarak, gençliğinde nikâhların bugünkü kadar büyük organizasyonlara dönüşmediğini anlattı. Ailelerin ekonomik imkânları, yaşanılan yer, kumaşlara erişim ve dönemin toplumsal beklentileri kıyafet tercihlerini etkiliyordu.

Burada önemli bir tarihsel ayrım yapmak gerekiyor. Evlilik törenlerinin biçimi ve şahitliğin hukuki çerçevesi toplumlara ve dönemlere göre değişmiştir. Osmanlı toplumunda evliliğin tescili ve ispatı farklı uygulamalarla yürütülürken modern Türkiye'de medeni nikâh, devletin tanıdığı resmî evlilik işleminin temelini oluşturur. Günümüzde resmî nikâhta şahitlik, yalnızca törende güzel görünmek için üstlenilen sembolik bir görev değildir; mevzuatta belirtilen koşulları karşılayan kişilerin evlenme işlemi sırasında hazır bulunmasıyla bağlantılıdır.
 
Üst